VİTAMİN&MİNERAL TAKVİYELERİ VE SAĞLIK

Yazar Tarih 7 Haziran 2017

VİTAMİN & MİNERAL TAKVİYELERİ VE SAĞLIK

Bazı insanlar vitamin, mineral ve diğer besin takviyelerinin zarar verebileceğinden korkarlar. Bu tür endişeler besin takviyeleri hakkında bilgisi olmayan sağlık personeli için de geçerlidir. İşin aslı sadece birkaç vitamin ve mineralin toksik seviyeleri vardır. Amerika’da Center for Disease Control’dan yayınlanan istatistiklerde 1983 -1989 arası 7 yıllık sürede ilaçlardan 2069 ölüm vakası bulunmaktadır ve bunların hiçbirisi vitaminlerden değildir. Bu istatistikler American Journal of Emergency Medicine’da yayınlanmıştır. Fazlasını aldığınızda herhangi bir şey – su bile – zarar verebilir. Ama vitamin ve mineraller en güvenli maddeler arasındadır. Çoğunun toksik seviyeleri için gereken dozları çok yüksektir. Bugüne dek yapılan çalışmalara göre, günlük tavsiye edilen dozlar hiçbir normal(sürekli ilaç kullanmayan ve kronik bir hastalığı olmayan) yetişkinde herhangi bir zarara yol açmamıştır. Kronik hastalıklar için sürekli ilaç kullanımları vitamin ve mineral ihtiyacını arttırıp azaltabilir. Böyle durumlarda doktor veya eczacınıza danışmanız yerinde olacaktır. Vücudunuzun doğru fonksiyonlar için vitamin ve minerallere bağımlı hale gelmesinden de korkuyor olabilirsiniz. Ancak bununla ilgili de herhangi bir kanıt yoktur. Bazı kişilerde çok yüksek dozda C Vitamini alımının aniden kesilmesi durumunda bazı sorunlar çıkabilir. Aslında uzun süredir kullanmakta olduğunuz ilaç, hormon vs. türü hiçbir maddeyi aniden kesmek iyi değildir. Vitamin ve mineralleri de bunların yanına koyabiliriz. Eğer bir takviyeyi yeterince yaptığınızı düşünüyorsanız, aniden bırakmak yerine doz azaltarak yavaş yavaş vücudun kendini adapte etmesini sağlamak daha iyidir. Örneğin soğuk algınlığına karşı kullanmakta olduğunuz yüksek dozda C Vitaminini aniden bırakmak yerine 10 günde bir 3000 mg – 2000 mg – 1000 mg şeklinde doz azaltmakta yarar vardır.

VİTAMİN VE MİNERAL TAKVİYELERİNİN ETKİLERİ

Genelde insanlar genel sağlığı sürdürmek veya bir hastalığı önlemek için takviye almaya başladıkları zaman kendilerini daha iyi hissettiklerini belirtirler. Kendilerini daha sakin, daha enerjik hissederler ve daha az hastalığa yakalanırlar. Çoğu kez takviyeler konusunda şüpheci davrananlar da bir süre vitamin ve mineral kullandıktan sonra bir fark oluştuğunu söylerler. İnsanlar üzerinde vitamin ve minerallerin yaşam süresini uzatıp uzatmadığına dair bir çalışma yoktur ancak pre-klinik deneylerde hayvanların yaşam süresini uzattıkları bulunmuştur. Bir çalışmada FDA tarafından günlük tavsiye edilen vitamin mineral dozlarının (RDA) 4 katı vitamin-mineral verilen farelerin yaşam sürelerinin RDA miktarı verilenlerden %20 daha uzun olduğu bulunmuştur. Bunun yanında özel bir problemi önlemek için vitamin veya mineral kullananlar bunların etkili olup olmadığını daha iyi tanımlayabilirler. Örneğin cilt sorununuz olduğunu ve Vitamin A veya beta karoten aldığınızı varsayalım. Cildinizde sorun kalmazsa vitaminin etkili olduğunu bilirsiniz.
Ya da yüksek tansiyonunuz olduğunu ve dikkatli bir beslenme programı ile KALSİYUM, MAGNEZYUM ve SARIMSAK aldığınızı düşünelim. Tansiyonunuz düzeldiğinde besin takviyelerinin sizin için etkili olduğunu bilirsiniz.
Ancak vitamin ve mineraller bir gecede etkili olamazlar.
Eğer çok sinirli ve stresliyseniz yatmadan önce B-kompleks vitaminini alıp sabaha rahat ve sakin kalkmayı bekleyemezsiniz. Biraz zaman tanımanız gerekir şüphesiz ki sonsuza dek beklemeniz de gerekmez! Genel olarak, takviyelerin pozitif etkilerini 3 veya 4 haftada görmeniz gerekir. İstisnalar şüphesiz vardır. Eğer düşük dozda başladıysanız ve istediğiniz etkiyi göremediyseniz doz yükseltip birkaç hafta daha kullanmakta yarar vardır. Gerekli olduğu durumlarda doz tavsiye edilen üst sınıra dek yükseltilebilir. Bir ay kadar bu dozlarda kullanmak etkilerin görülmesi açısından yeterli olacaktır. Eğer yüksek dozlarda bir ay sonunda yine istediğiniz etkiyi göremiyorsanız kullandığınız takviye sizin organizmanızda çalışmıyor demektir, dozu düşürüp takviyeyi bırakmak ya da değiştirmek daha doğru olur. Genel olarak spesifik bir sorun için kullanılan takviyeler 6 ay boyunca alınabilirler. Bu süreç sonunda dozu düşürmekte yarar vardır.

Eğer sorun tekrarlarsa bir süre daha takviyeye devam etmeniz gerekiyor demektir.
Vitamin ve mineral takviyesi değişkenlik gösteren bir süreçtir. Vücudunuzun zamanla geçirdiği değişimler vitamin ve mineral ihtiyacınızda da değişikliklere yol açar. Örneğin hastalık durumunda vitamin C ihtiyacı ya da ağır stres altında B-compleks vitaminlerine olan ihtiyaç artar. Eğer düşük dozlarda istediğiniz etkiyi alabiliyorsanız doz yükseltmeye gerek yoktur. Örneğin 15 mg Vitamin A veya betakaroten ihtiyacınızı karşılıyorsa 30 mg vitamin A alımına hiç gerek yoktur.

TAKVİYELERİN SAKLANMASI

Takviyelerin potansiyel etkileri bir süre sonra azalmaya başlar. Vitaminler genel olarak 3 yıl kadar potansiyellerini korurlar. Mineraller daha uzun süre dayanırlar, olası bir bozulma da mineralden değil yardımcı maddelerden dolayı oluşur. Takviyelerin son kullanma tarihine dikkat etmek iyi olur. Takviyeler serin, kuru ve ışık almayan yerlerde saklanmalıdır. Buzdolabı çok soğuk ve nemli olduğu için vitaminler için ideal saklama yerleri değildir. Pek çok insan takviyeleri buz dolaplarının üzerine koyarlar ki bu da sıcak bir yer olduğu için ideal değildir. En iyisi oda sıcaklığında kapalı bir yerde saklamaktır.

Derleyen: Gıda Mühendisi Turgay Çetinkaya

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir